Miras hukuku, vefat eden bireylerin maddi ve manevi varlıklarının aktarım sürecini düzenleyen kurallar bütünüdür. Medeni Kanun’un ilgili bölümleri, bu sürece ilişkin tüm detayları kapsamlı biçimde ele alır. Söz konusu alan, geride kalan ekonomik değerlerin hak sahiplerine adil biçimde dağıtılmasına ve hukuki süreçlerin doğru işlemesine odaklanır.
Hukuk disiplini; mülkiyet, alacak ve yükümlülüklerin devri gibi konuları da içerir. Bu çerçevede yasal düzenlemeler, mirasçıların saklı pay haklarını koruyacak şekilde hazırlanmıştır. Yasal hak sahipliği, ölen kişinin son arzularına saygı ve bölünmezlik ilkeleri bu alanda geçerli olan başlıca esaslar arasındadır.
Miras dağıtımı, akrabalık bağlarına göre belirlenen yasal sıralama sistemi dikkate alınarak gerçekleştirilir. Aynı zamanda vasiyetnameyle yapılan düzenlemeler de belirli sınırlar dahilinde kabul görür. Emlak niteliğindeki varlıkların taksimi ve mirasçılık sıfatının resmi olarak tespit edilmesi süreci, pratikte yaşanan ihtilafların odak noktasını oluşturur.
Miras paylaşımı, vefat eden kişinin mal varlığının hukuka uygun şekilde dağıtılmasını mümkün kılar. İlgili süreç, aile içi anlaşmazlıkların önlenmesi ve hak sahiplerinin mağdur olmaması açısından önem taşır.
Miras paylaşımı yapılırken öncelikle yasal varislerin kimler olduğu ve hangi oranda pay alacakları belirlenir. Miras bırakanın vasiyetname düzenlemesi halinde bu sürece atanmış mirasçılar da dahil olur. Ancak miras hukuku saklı pay hakkını garanti altına almıştır. Farklı bir deyişle miras bırakan, vasiyetname ile dahi bu hakları tamamen ortadan kaldıramaz.
Yasal mirasçılar, miras bırakanın kan bağı olan yakınları ve eşidir. Türk Medeni Kanunu, bu kişileri zümre sistemine göre sıralar:
Yasal mirasçılar, Türk Medeni Kanunu’nun belirlediği zümre sistemine göre miras paylaşımı hakkına sahip olan kişilerdir. Çocuklar, anne-baba, eş ve diğer yakın akrabalar, kanun tarafından tanınan bu hakları kullanarak mirastan pay alır. Miras paylaşımı; yasal mirasçılar arasında kanunun öngördüğü oranlara göre yapılır.
Kişi, yasal mirasçılar dışındaki birine veya vakıf, dernek gibi kurumlara mirastan pay alma hakkını tanıyabilir. Ancak bu gibi durumlarda bile yasal varislerin hakları korunur. Örneğin; bir kişi, mal varlığının tamamını arkadaşına bırakamaz. Bunun nedeni, çocukların payının dokunulmaz olmasıdır. Öte yandan miras, vasiyetnamenin geçerli olmadığı durumlarda tamamen yasal mirasçılara kalır. Miras paylaşımı ile ilgili bilinmesi gereken diğer hususlar aşağıdaki gibidir:
Miras paylaşımı sürecinde kimin ne kadar alacağı, yasal mirasçılık sırasına ve vasiyetnameye göre belirlenir. Öte yandan bu süreçte ortaya çıkması muhtemel anlaşmazlıkların önüne geçmek için miras planlaması yapmak ve hukuki danışmanlık almak gerekir.
Yargıtay, miras bırakanın saklı payları ihlal eden tasarruflarına karşı daha titiz bir denetim uygular. Aynı zamanda veraset ilamı ve mirasçılık belgesi düzenlenmesinde de usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalır.